Eserlerimiz

Cuma, Kasım 07, 2008

Tuz

Göz yaşlarımı silmedim şimdiye kadar;
Hissettim tuzunu, tuzu kuru insanların, kuru gürültüleri içinde..

Senin denizinde boğulmak üzereyim bu sefer de,
Tuzun göz yaşlarımı bile acıtıyor, uyuşturuyor..
Sonrası mavi atlas döşeğimde sıcak, uygunsuz rüyalar:
Beyaz bir nilüfer utancından pembe pembe oluyor,
Yosunlar okşuyor tenimi, denizanası bağrına basıyor..

Şuursuzca, pervasızca, peşinde olduğum ne bilmeden,
Rengarenk mercanlara ve sürülere karışarak en dibe varıyorum..
Ve sonunda denize anlamını veren deniz kızı görünüyor..
Ordaydı işte, bana gülümsüyordu, beni çağırıyordu..

Belden aşağısı ben, yukarısı sendin;
Kocaman gülüşünle,saçlarınla,etinle ve sevginle insandın,
Ben ise bir pul kadar bile değerli olamayan pul yumağıydım..

Deniz kızına yaklaştıkça ayaklarımın altı ısınıyor,
Ve en sonunda da altımda kaynamaya başlayan kum beni
Hiç şüphe yok en sıcak rüyaya, magmaya çekiyordu..

Sonra derken, artık her noktasıyla karanlık dipten de düşerken,
Cesedimden yalnızca kellem kalmış dipte, hafif de üşüyorum,
Güneş ışığı sızıyor en yukarıdan en dibe, kellem şaşkın,
Son bir aydınlık, göz yordamıyla deniz kızını arıyorum,
Yazık, gitmiş oluyor sabah güneşiyle, gitmiş oluyor uyanınca..
Yaşam yine başlıyor ve ben yine tuzlukta bir tuz zerreciğiyim,
Akıp gidiyorum tatsız yaşama, tat olabilmekten bihaber…

04.57 , 07.11.08

0 yorum:

Komik Bir Şey Varsa Birlikte Gülelim

Biz Kaç Kişiyiz